DİLENCİLİK SUÇU VE CEZASI

Dilencilik Suçu Nedir?

Dilencilik suçu, Türk Ceza Kanunu ‘’Genel Ahlaka Karşı Suçlar’’ başlığı altındaki
madde 229’da ‘’Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.’’ ifadeleri ile açıklanmaktadır. Ayrıca ilgili hükümde dilencilik yaptırmanın suç olarak düzenlendiği bilinirken; dilencilik yapmanın suç olarak değerlendirilmediği ve ona Kabahatler Kanunu madde 33’te yer verildiği görülmektedir:

‘’Dilencilik yapan kişiye, 1.406 TL idarî para cezası verilir. Ayrıca, dilencilikten elde edilen gelire el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve el koymaya kolluk veya belediye zabıta görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir veya belediye encümeni karar verir.’’

Dilencilik Suçunun Unsurları

Yukarıda alıntılanan hüküm itibariyle dilencilik suçu; çocukları, veya fiziksel ve
zihinsel engellileri, dilencilikte kullanma amacı ile başkalarının acıma ve merhamet duygusunun istismar edilmesi ve bu eylemle birlikte haksız kazanç elde edilmesi sonucunda işlenir. Buna örnek olarak ebeveyn, çocuğuna çiçek sattırarak gelir elde etmeye çalışması ile kötü muamele suçu işlerken; çocuğu dilendirmek suretiyle para istemesine yöneltmesi durumunda ise dilencilik yaptırma suçunu işlemektedir.

Dilencilik Suçunun Cezası

TCK madde 229’da hükmedildiği gibi dilencilik suçunun cezası, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir. Buna binaen dilencilik suçu faili, suçun varlığına ilişkin kuvvetli kanaat oluşması durumunda 1-3 yıl hapis cezası ile
cezalandırılmaktadır.

Dilencilik Suçunda Yargılama Usulü

Dilencilik suçuna yönelik ceza davalarında yetkili mahkeme suçun işlendiği yer
mahkemesi iken (CMK madde 12), görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleri
olmaktadır. Bu hususta taraflar, ilgili davayı açacak ve takip edecek ceza avukatına, Antalya ceza avukatına ihtiyaç duyabilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

1.Dilencilik Suçunun Süresi ve Zamanaşımı Nedir?

Dilencilik suçu savcılık tarafından resen soruşturulduğundan, bu suça dair herhangi bir şikayet süresi bulunmamaktadır. Dilencilik suçu, dava zamanaşımı süresine uymak kaydıyla her daim soruşturulabilir. Bahsedilen dilencilik suçu için dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır ve bu zamanaşımı süresinin dolması durumunda soruşturma gerçekleştirilemez.

2.Dilencilik Suçunda Uzlaşma Olur Mu?

Hukuken uzlaşma, suç şüphesi bulunan kişi ile mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurmak suretiyle anlaşmaya varması anlamına gelir. Ancak dilencilik suçu, uzlaşma kapsamında bulunan suçlar arasında yer almamaktadır.

3.Dilencilik Yaptırma Suçunun Nitelikli Halleri Nelerdir?

Dilencilik suçu yani dilencilik yaptırma suçunun, Kanun Koyucu tarafından TCK
madde 229’da düzenlenen 2 nitelikli hali bulunmaktadır. Bu hallerden ilki; suçun üçüncü derece dahil olmak üzere kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi durumunda, cezanın yarı oranda artırılmasıdır. İkinci nitelikli hal ise suçun örgüt faaliyeti sonucunda işlenmiş olması halinde, verilecek cezada bir kat artırıma gidilmesidir.

4.Dilencilik Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
(HAGB) Kararı Verilebilir Mi?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı esasen, sanık hakkında verilen cezanın belirli bir denetim süresi içerisinde hüküm ve sonuç doğurmamasını sağlayan karardır.
Hakkında HAGB kararı verilen sanık, ilgili denetim süresi içerisinde belirli koşulları yerine getirir ise verilen ceza ortadan kaldırılmakta ve dolayısıyla dava düşmektedir. Bununla ilgili olarak dilencilik suçuna karşılık verilen ceza, 2 yıl veya altında ise sanık hakkında (diğer şartların da sağlanması durumunda) HAGB kararı verilebilmektedir.

5.Dilencilik Suçu Adli Para Cezasına Çevrilebilir Mi?

Adli para cezası; bir yaptırım türü olmakla birlikte, işlenmiş bir suça karşılık hapis cezasıyla beraber veya tek başına uygulanabilmektedir. Buna göre, dilencilik suçu dolayısıyla hükmedilen hapis cezası; 1 yıl veya altında olması şartıyla, adli para cezasına çevrilebilmektedir.

Dilencilik Suçuna İlişkin Bazı Yargıtay Kararları

  1. ‘’6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair
    Kanun’un 20/2. maddesi gereğince, çocukların dilencilikte araç olarak
    kullanılması suçundan, zarar görme ihtimali bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının açılan davadan haberdar edildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından, Bakanlık yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye de rastlanmadığından, varsa dosyasına konulması, aksi halde yoklukta verilen hükmün CMK.nun 34/2. madde ve fıkrasında belirtilen başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekli de belirtilmek suretiyle yöntemine uygun olarak adı geçen kuruma tebliği sağlanarak tebellüğ belgesi ve temyiz edilmesi halinde dilekçesi de eklenip ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesi, temyiz etmemesi halinde ise sanığın temyizine hasren inceleme yapılmak üzere dosyanın geri gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.’’ (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 16.03.2017 Tarihli, 2016/11533 Esas, 2017/2701 Karar nolu karar)
  2. ‘’Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, sanıkların 1. derece kan hısımları olan çocukları Kadir ve Kanber’i dilencilikte araç olarak kullanmak sureti ile atılı suçu işledikleri bu sebeple, 5237 sayılı TCK.nun 229/2. maddesi uyarınca cezalarının yarı oranında artırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklara atılı dilencilik suçu bakımından, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde yasal zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme
    aykırı olarak BOZULMASINA…’’ (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 15.11.2012
    Tarihli, 2011/13375 Esas, 2012/46101 Karar nolu karar)
  3. ‘’Kayden bekar sanık …’nun evlilik dışı doğan ve nüfusa kayıtlı olmayan olay tarahinde 9-10 yaşlarında olduğu tahmin olunan küçük … ile birlikte girdikleri bir evden hırsızlık yaptıkları ve merdivenlerden inerken tanık … ile karşılaşan sanık …’nin “yardım edin” demesi üzerine tanığın yardım amacı ile sanığa para verdiği, tanık küçük …’ın anlatımları ve sanık savunması ile birlikte dikkate alındığında, sanık …’nun yanındaki (küçük) …’a dilencilik yaptırdığı ve/veya bu yönde araç olarak kullanıldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmadan yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle hüküm kurulması, 2-Kabule göre de;…’ın olay tarihinde gerçek yaşı saptanmadan sanık ile kan hısımlığı (soybastı) duraksamasız belirlenmeden, duruşmaya devamla yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz
    itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, açıklanan nedenlerle hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA…’’ (Yargıtay 6. Ceza Dairesi,
    19.03.2013 Tarihli, 2010/7644 Esas, 2013/5854 Karar nolu kararı)
  4. ‘’Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek
    gereği düşünüldü: Oluşa, sanığın aşamalardaki ikrarına, tanık M. C. poliste
    alınan beyanına ve tüm dosya kapsamına göre; olay günü sanığın akıl hastası olan mağduru tekerlekli sandalye ile gezdirerek ilahi söylediği ve yoldan geçen kişilerden para istediği olayda, sanığın dilencilik suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA…’’ (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 30.09.2014 Tarihli, 2013/414 Esas, 2014/10702 Karar nolu karar)
  5. ‘’Sanık hakkında dilencilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine
    gelince; 10 ve 11 yaşları içinde bulunan ve öz çocukları olan mağdurlara
    mendil sattıran sanığın eyleminin TCK.nın 232/1. maddesi kapsamında kötü muamele suçunu oluşturacağı ve bu suçtan mağdur sayısınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde tek hüküm kurulması, Eylemini TCK.nın 53/1-c maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştiren sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması, Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki ilamların kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir örnekleri getirtilerek, tekerrüre esas sabıkası tespit edildiği takdirde tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA…’’ (Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 29.09.2014 Tarihli, 2013/423 Esas, 2014/10613 Karar nolu karar)
  6. ‘’Suça sürüklenen çocuk hakkında dilencilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde; Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: Suça sürüklenen çocuğun, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, birden fazla kişiye karşı tek bir fiille suçu işlemesi nedeniyle TCK.nun 43/1. maddesi uyarınca bir cezaya hükmedilmesi ve aynı Yasanın 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılması yerine, yazılı şekilde iki ayrı cezaya hükmedilmesi, Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA)…’’ (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 13.01.2016 Tarihli, 2015/6375 Esas, 2016/308 Karar nolu karar)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir