BULAŞICI HASTALIKLARA İLİŞKİN TEDBİRLERE AYKIRI DAVRANMA SUÇU

Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçu Nedir?

Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçu, Türk Ceza Kanunu
madde 195’te aşağıdaki gibi düzenlenmektedir:
‘’Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.’’
Kanun hükmünden anlaşılacağı üzere; virüs vb. bulaşıcı hastalık taşıyan veya bu
hastalıktan dolayı ölmüş kişinin bulunduğu yerin karantina altına alınması, yani izolasyonu şarttır. Bu tedbire aykırı hareket edenler ise ilgili hükümde yer verildiği şekilde cezaya çarptırılmaktadır.
Ayrıca Kanun Koyucu madde gerekçesinde, bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçunun öngörülmesinde kamu sağlığının korunması amacının güdüldüğünü de ifade etmektedir.

Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçunun Cezası

Yukarıda alıntılanan TCK madde 195’te yer verildiği üzere; bulaşıcı hastalıklara
ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçunun cezası, iki aydan bir yıla kadar hapis
cezası olarak düzenlenmektedir.

Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesi iken yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesi olmaktadır (CMK madde 12).

Sıkça Sorulan Sorular

1.Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçuna Teşebbüs Edilebilir Mi?

Teşebbüs TCK madde 35’te, ‘’Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.’’ şeklinde tanımlanmaktadır. Buna karşın, bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçuna teşebbüs mümkün olmamaktadır.

2.Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı Verilebilir Mi?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (HAGB), sanık hakkında verilen 2 yıl veya daha altında hapis cezasının ilgili denetim süresi içerisinde hüküm ve sonuç doğurmamasını amaçlayan karar olmaktadır. Bu hususa ilişkin olarak; hakkında HAGB kararı verilen sanığın, ilgili denetim süresi içerisinde gerekli koşulları sağlaması halinde, verilen ceza ortadan kalkmakta ve dava düşmektedir. Buna göre; bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçu nedeniyle faile verilen hapis cezası 2 yıl veya altında olduğundan, hakkında HAGB kararı verilmesi mümkün olmaktadır.

3.Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçu Uzlaştırmaya Tabi Mi?

Uzlaşma esasen; suç iddiası altında bulunan kişi ile mağdur arasında aracı olarak iletişim kurmalarını ve anlaşmalarını sağlama amacını taşımaktadır. Ancak; bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçu uzlaşma kapsamında olan suçlar arasında bulunmamaktadır.

4.Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçu Adli Para Cezasına Çevrilebilir Mi?

Adli para cezası; işlenmiş bir suçtan kaynaklı hükmedilen hapis cezasıyla beraber veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca mahkemenin adli para cezasına hükmetmesi, faile verilen hapis cezasının 1 yılın altında olmasına (kısa süreli hapis) ve suçun kasten işlenmesine bağlı olmaktadır. Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası 1 yıl veya altında olduğundan adli para cezasına çevrilebilmektedir.

5.Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçu Şikayete Bağlı Bir Suç Mudur?

Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçu, şikayete bağlı suçlar arasında bulunmamakta, savcılık tarafından resen soruşturulmakta ve dolayısıyla herhangi bir şikayet süresi de yer almamaktadır. Neticeten ilgili suç, dava zamanaşımı süresine uymak kaydıyla her daim soruşturulabilmektedir.

6.Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçunda Zamanaşımı Nedir?

Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçuna yönelik yargılamalarda zamanaşımı süresi, olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıldır. Dolayısıyla, söz konusu sürenin geçmesinin ardından fail hakkında soruşturma yapılamamaktadır.

Bulaşıcı Hastalıklara İlişkin Tedbirlere Aykırı Davranma Suçuna İlişkin
Bazı Yargıtay Kararları

  1. ‘’Kanun yararına bozmaya konu edilen karara esas somut uyuşmazlıkta;
    20.05.2020 tarihinde, Bolu İli İzzet Baysal Caddesi Gülez Pasajı önünde,
    maske takma zorunluluğunu ihlal ettiği iddia edilen başvuran hakkında,
    03.04.2020 tarihli 20 sayılı İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi Kararı’nın 8. maddesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi gereğince, kolluk görevlileri tarafından 392,00 TL idari para cezası uygulanmıştır. Başvuranın dilekçesinde; Bolu iline ailesini ziyaret için misafir olarak Ankara’dan geldiğini, İzzet Baysal Caddesi’nde yürürken durdurulduğunu, maskesi olmadığı için bir uyarı yapmadan ceza kesildiğini, keza bu caddeye girerken de maske takma zorunluluğunu belirten bir uyarı görmediğini beyanla idari para cezasının iptalini istediği görülmektedir. Bolu Sulh Ceza Hakimliğince, İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak idari yaptırıma dair dosya ve tebliğ evrak istenmesi, ilgili idarece olay (kabahat) tutanağı, idari yaptırım karar tutanağı ve eklerinin gönderilmesi üzerine; dosya üzerinden verilen kararda (özetle); Anayasa’nın 13. maddesi gereği temel hak ve hürriyetlerin, Anayasa’nın ilgili maddelerinde yazılı sebeplerle ve ancak kanunla sınırlanabileceği, buna göre; maske takma zorunluluğuna dayanak olarak gösterilen 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda yer alan yasakların içerisinde maske takma zorunluluğunun bulunmadığı, öte yandan sağlığın korunmasının Anayasa’nın 56. maddesine göre devletin ödevi olduğu, maske takma zorunluluğunun hukuki dayanağı var kabul edilse bile, bilimsel olarak bir kişinin tek kullanımlık bir maskeyi en fazla 4 saat süreyle takabileceği, Anayasa’nın 2. maddesinde yazılı olduğu üzere, sosyal hukuk devleti olmanın gereği olarak kişilere ekonomik külfet yükleyen maske takma tedbirine hükmeden devletin, herkese günde üç adet maske temin etme zorunluluğu olduğundan bahisle idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.’’ (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 09.11.2020 Tarihli, 2020/4354 Esas, 2020/14250 Karar nolu karar)
  2. ‘’Somut olayda, bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma
    suçundan şüpheliler haklarında verilen Afyonkarahisar Cumhuriyet
    Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlarına bu suçtan
    doğrudan zarar görmeyen Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğünün 5271 sayılı CMK’nın 173/1. maddesi kapsamında itiraz hakkı bulunmadığından itirazların bu gerekçe ile “reddine” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.’’ (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 23.12.2024 Tarihli, 2024/8861 Esas, 2024/26348 Karar nolu karar)
  3. ‘’Somut olayda, Covid-19 temaslısı sanığın 17.12.2020 tarihinde tutulan
    tutanak ile evde bulunmayarak izolasyon şartlarını ihlal ettiğinin tespit edilmesi üzerine sanık hakkında açılan kamu davası sonucunda mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın üzerine yüklenen suçun oluşabilmesi için, bulaşıcı hastalığın fenni ve tıbben tespit edilmesi, bu bulaşıcı hastalığa yakalanmış veya bulaşıcı hastalıktan ölmüş bir kişinin bulunduğu yere ilişkin yetkili makamlar tarafından karantina uygulamasına başlanmış olması ve bu yere ilişkin alınan karantina tedbirine kişi tarafından uyulmaması gerektiği, bu hususa ilişkin
    olarak dosyaya yansıyan herhangi bir karantina kararı bulunmadığından sanığın “beraati” yerine yazılı şekilde “mahkûmiyetine” karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.’’ (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 30.09.2025 Tarihli, 2024/776 Esas, 2025/9091 Karar nolu karar)
  4. ‘’Somut olayda, Covid-19 temaslısı olan sanığın 05.09.2020 tarihinde tutulan
    tutanak ile evde bulunmayarak izolasyon şartlarını ihlal ettiğinin tespit edilmesi üzerine sanık hakkında açılan kamu davası sonucunda mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın üzerine yüklenen suçun oluşabilmesi için, bulaşıcı hastalığın fennen ve tıbben tespit edilmesi, bu bulaşıcı hastalığa yakalanmış veya bulaşıcı hastalıktan ölmüş bir kişinin bulunduğu yere ilişkin yetkili makamlar tarafından karantina uygulamasına başlanmış olması ve bu yere ilişkin alınan karantina tedbirine kişi tarafından uyulmaması gerektiği, bu hususa ilişkin olarak dosyaya yansıyan herhangi bir karantina kararı bulunmadığından sanığın “beraati” yerine yazılı şekilde “mahkûmiyetine” karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.’’ (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 16.12.2025 Tarihli, 2024/6206 Esas, 2025/13599 Karar nolu karar)
  5. ‘’Somut olayda, Covid-19 şüphelisi sanığın 13.10.2020 tarihinde tutulan
    tutanak ile evde bulunmayarak izolasyon şartlarını ihlal ettiğinin tespit edilmesi üzerine sanık hakkında açılan kamu davası sonucunda mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın üzerine yüklenen suçun oluşabilmesi için, bulaşıcı hastalığın fenni ve tıbben tespit edilmesi, bu bulaşıcı hastalığa yakalanmış veya bulaşıcı hastalıktan ölmüş bir kişinin bulunduğu yere ilişkin yetkili makamlar tarafından karantina uygulamasına başlanmış olması ve bu yere ilişkin alınan karantina tedbirine kişi tarafından uyulmaması gerektiği, bu hususa ilişkin
    olarak dosyaya yansıyan herhangi bir karantina kararı bulunmadığından sanığın “beraati” yerine yazılı şekilde “mahkûmiyetine” karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.’’ (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 23.09.2025 Tarihli, 2024/758 Esas, 2025/8621 Karar nolu karar)