
Suç ve Ceza Nedeniyle Memuriyetten Çıkarılma Nedir?
Memurun memuriyetinin sona ermesi halleri, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu madde 98’de aşağıdaki gibi düzenlenmektedir:
‘’Devlet memurlarının
a) Bu kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılması;
b) Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan
anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi;
c) Memurluktan çekilmesi;
ç) İstek, yaş haddi, malullük (…) sebeplerinden biri ile emekliye ayrılması;
d) Ölümü;
hallerinde memurluğu sona erer.’’
Alıntılanan hüküm uyarınca, suç ve ceza nedeniyle memuriyetten çıkarılma hususu; memurun ‘’memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi’’ halinin nedenlerinden biri olmaktadır.
Suç ve Ceza Nedeniyle Memuriyetten Çıkarılmanın Şartları Nelerdir?
Bu hususa ilişkin olarak memuriyete engel suç ve cezalar, 657 Sayılı Kanun madde 48/5’te; ‘’Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçları…’’ şeklinde sıralanmaktadır.
Ayrıca, 657 Sayılı Kanun’da memuriyete engel suç ve cezalar konusunda benimsenen 3 önemli ilkeden de bahsetmek gerekmektedir:
- Taksirli suçlar, ceza miktarı fark etmeksizin, memuriyete engel oluşturmaz.
- Kasten işlenen suçtan dolayı 1 yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına
mahkum olan kişi memuriyete kabul edilmez. - Memuriyete engel suçlardan mahkumiyet halinde, ceza miktarı fark etmeksizin suçun niteliği memuriyete engel oluşturur.
Sıkça Sorulan Sorular
1.Adli Sicil Kaydının Silinmesinin Devlet Memurluğundan İhraca Etkisi Nedir?
Adli sicil kaydının silinmesi, devlet memurluğundan ihraç edilen kişinin yeniden
memuriyete alınmasını sağlamamakta, dolayısıyla ilgilinin memurluğa geri dönmesi de mümkün olmamaktadır.
2.Hapis Cezasının Ertelenmesinin Devlet Memurluğundan İhraca Etkisi Nedir?
Hapis cezasının ertelenmesi, mahkemenin hükmettiği hapis cezasının cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçmesi amacını içeren karar olmaktadır. Buna binaen;
● Ertelenen hapis cezası, 1 yıl veya daha fazla süreli ise kişi devlet memurluğuna
kabul edilmemekte, halihazırda devlet memuru ise memuriyetine son
verilmektedir.
● Ertelenen hapis cezası; 1 yılın altında ve memuriyete engel suçlara ilişkin ise
devlet memurluğuna son verilmez, buna karşın hükmün infaz süresi içerisinde
bir diğer ifade ile ertelemede kararlaştırılan denetim süresi boyunca, kişi devlet
memurluğu görevinden geçici olarak uzaklaştırılmaktadır.
● Ertelenen hapis cezası, yukarıda bahsedilen memuriyete engel suçlara ilişkin
ise ceza miktarına bağlı olmaksızın memuriyete engel teşkil etmektedir.
3.Suçun İnfazı Sürecinde Devlet Memurluğu Yapma Yasağı Nedir?
Türk Ceza Kanunu madde 53/1-a’da öngörüldüğü üzere kişi, hapis cezası
mahkumiyetinin infazı sürecinde suçun niteliği veya ceza miktarına bağlı olmaksızın devlet memurluğu yapamamaktadır.
4.Taksirli Suçlarda Memur Memuriyetten Çıkarılır Mı?
Yukarıda da söz edildiği gibi taksirli suçlarda, ceza miktarı fark etmeksizin memur memuriyetten çıkarılmamakta, neticeten taksirli suç memurluğa engel teşkil etmemektedir.
Suç ve Ceza Nedeniyle Memuriyetten Çıkarılmaya İlişkin Bazı Danıştay
Kararları
- ‘’Olayda; … Sağlık Meslek Lisesinde memur olan davacının, “taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet” suçundan dolayı yargılanması sonucunda 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve bu cezanın infazı için 19.2.1997 tarihinden itibaren cezaevinde bulunacağını aynı günlü dilekçeyle idareye bildirdiği, bunun üzerine, 657 sayılı Yasanın 48/A-4 maddesindeki şartı kaybettiğinden bahisle aynı Yasanın 98/b. maddesi uyarınca 14.3.1997 günlü onayla davacının görevine son verildiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu durumda, hakkında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan, herhangi bir suçtan tutuklanan ya da gözaltına alınan memurlar hakkında uygulanacak işlemler 657 sayılı Yasanın 137. maddesi ve devamında düzenlenmiş olup, davacının da taksirli suç nedeniyle yargılanması ve bunun sonucunda aldığı 1 yıl 3 aylık hapis cezasının infazı aşamasında hakkında yukarıda bahsi geçen hükümler uyarınca işlem tesis edilmesi ve cezanın infazından sonra görevine iade edilmesi gerekirken 657 sayılı Yasanın 48/A-4. maddesindeki şartı taşımadığından bahisle aynı Yasanın 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48.maddesinin A/4. fıkrasında; “kamu haklarından mahrum bulunmamak” koşulunun Devlet memurluğuna alınmada aranan genel şartlar arasında olduğu belirtilmiş ise de; dava konusu işlemin tesisine neden olan mahkumiyete ilişkin ceza mahkemesi kararında, davacının kamu haklarından mahrumiyetine dair ayrı bir hüküm bulunmayıp, temyize konu mahkeme kararında sözü edilen medeni hakları kullanma bakımından getirilen kısıtlama, cezanın süresi ile sınırlıdır. Daha sonra böyle bir sınırlama kalmadığından kararın gerekçesinde bu yönden de isabet görülmemiştir.’’ (Danıştay 12. Daire, 11.10.1999 Tarihli, 1997/3319 Esas, 1999/1785 Karar nolu karar)
- ‘’Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında düzenlenen … günlü ve … sayılı soruşturma raporuyla; ….Ağır Ceza Mahkemesince verilen … günlü ve
E:…,K:… sayılı kararla davacının 17 yaşında olan öğrencisiyle cebir , tehdit ve hile olmaksızın cinsel ilişkide bulunduğu, aynı suçun birden fazla işlenmiş olduğu, gerekçesiyle davacının 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası aldığı ve Ceza Muhakemesi Kanunun 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen ve kesinleşmiş bulunan karara atıfta bulunularak davacının fiili disiplin yönünden, hakkında 1702 sayılı olup ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinin terfi ve tecziyelerine ilişkin özel düzenlemeleri içeren yasanın 27/1 maddesinde öngörülen “talebeye karşı muallimlik sıfatıyla telif edilemeyen iffetsizliği sabit olma kapsamında değerlendirilerek meslekten çıkarma cezası teklif edildiği ve ceza mahkemesi kararında yer alan sanık mağdure ve tanıkların beyanları ve bilirkişi değerlendirmelerinin incelenmesinden, Telekominikasyon İdaresi Başkanlığından celp edilen HTS raporlarından davacı ve öğrencisinin gece gündüz birçok defa kesintisiz ve karşılıklı olarak telefon görüşmeleri ve mesajlaşmalarının bulunması ve davacının savunması içeriğinde yer alan beyanların değerlendirilmesinden davacıya isnad edilen ve 1702 sayılı Yasada karşılığını bulan fiilinin sübut bulduğu sonucuna varılmakta olup, anılan Yasanın 27/1 maddesi uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.’’ (Danıştay 12. Daire, 25.05.2012 Tarihli, 2011/9670 Esas, 2012/3553 Karar nolu karar) - ‘’Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, infaz ve koruma memurluğu
yazılı ve sözlü sınavlarını kazanarak 20.07.2012 tarihi itibariyle … Ceza ve
İnfaz Kurumu Eğitim Merkezi’nde eğitime başladığı, hakkında yaptırılan
güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında, “Görevli Memura mukavemet, müessir fiil, yüze karşı alenen sövme, saldırgan sarhoşluk ve kamu malına zarar vermek “suçlarından dolayı…Asliye Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin… tarihli ve E:…, K: …sayılı kararıyla; “Görevli Memura Mukavemet” suçundan “1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına”, “saldırgan sarhoşluk” suçu yönünden zaman aşımı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına, hakaret ve yaralama suçları ile ilgili olarak şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle bu suçlarla ilgili davaların ortadan kaldırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 30/12/2008 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bunun üzerine …Adli Yargı İlk Derce Mahkemesi Adalet Komisyonu’nun 07.01.2013 tarihli ve 2013/4 sayılı işlemiyle davacının güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanmak şartını taşımadığından atamasının yapılmasının uygun olmadığının değerlendirildiği ve kararın Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne gönderildiği, yapılan inceleme sonucunda, davacının güvenlik soruşturması olumsuz kabul edildiğinden açıktan ve aday olarak atanmasına imkan bulunmadığına dair 18.01.2013 tarihli ve 7772 sayılı işlemin tesisi üzerine bu işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.’’ (Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 17.09.2015 Tarihli, 2015/2238 Esas, 2015/4853 Karar nolu karar) - ‘’Olayda, firar suçunun Askeri … İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı uyarınca
sırf askeri suç kapsamında bulunması, sırf askeri suçların yukarıda açıklanan niteliği göz önüne alındığında memuriyete engel teşkil eden suçların düzenlendiği 657 sayılı Kanunun 48/A-5 maddesinde sayılmaması karşısında; sırf askeri suçlar nedeniyle Askeri Mahkemelerce verilen hapis cezalarının, 657 sayılı Kanunun 48/A-5 maddesi kapsamında Devlet memurluğuna atanmaya engel teşkil ettiğinin kabulüne olanak bulunmadığından, davacının askerlik hizmetini yaptığı sırada işlediği firar suçundan dolayı Askeri Mahkemece yargılanması sonucu verilen ve kesinleşen 10 ay hapis cezası mahkumiyetinin bulunması nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 maddesinde yer alan ve memuriyete girişte aranılan 6 aydan fazla hapis cezası ile hükümlü olmamak koşulunu kaybettiği öne sürülerek aynı Kanun’un 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın görülmesi sırasında memuriyete girişte aranılan hapis cezası miktarının 6 aydan 1 yıla çıkarıldığı anlaşıldığından yeni kanun değişikliğinin davacı lehine olması nedeniyle işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, karar sonucu itibarıyle yerindedir.’’ (Danıştay 12. Daire, 24.06.2011 Tarihli, 2009/1922 Esas, 2011/3449 Karar nolu karar)