HAKKI OLMAYAN YERE TECAVÜZ

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Nedir?

Hakkı olmayan yere tecavüz, bir kişinin başkasına ait taşınmaz bir mal üzerine, herhangi bir hakkı olmadığı hâlde müdahalede bulunulmasıdır.

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Unsurları

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bu suç aşağıdaki şekillerde işlenebilir:

  • Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olmak,
  • Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt etmek, bunlar üzerinde tasarrufta bulunmak veya sürüp ekmek,
  • Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştirmek.

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunun Cezası

Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun cezası TCK’nın 154. Maddesi uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasıdır.

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Şikâyete Tabi Midir?

Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun Kanun’da düzenlenen bazı halleri şikâyete tabi suçlar arasındadır. Suçtan zarar gören kişinin şikayetiyle fail hakkında soruşturma ve/veya kovuşturma başlatılır. Şikâyete tabi olmayan haller şunlardır:

  • Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt etmek, bunlar üzerinde tasarrufta bulunmak veya sürüp ekmek,
  • Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştirmek.

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Uzlaştırmaya Tabi Midir?

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu TCK’nın 154. Maddesinde düzenlenmiştir. Kanun’un yalnızca 154/1 maddesi uzlaştırmaya tabidir. Buna göre suçun uzlaştırmaya tabi olmadığı haller şunlardır:

  • Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt etmek, bunlar üzerinde tasarrufta bulunmak veya sürüp ekmek,
  • Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştirmek.

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunda Şahsi Cezasızlık Sebebi

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu bazı durumlarda cezasızlık sebebi olabilir. Buna göre;

  • Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
  • Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
  • Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçunda Cezada İndirim Yapılmasını Gerektiren Şahsi Sebepler

Hakkı olmayan yere tecavüz suçunda somut olayda cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler olabilir. Buna göre,

  • Haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin,
  • Aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin,
  • Aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.

Paylı Mülkiyet Halinde Taşınmaz Hakkına Tecavüz Suçu Oluşur Mu?

Taraflar arasında fiili taksim yapılmayan paylı mülkiyete konu taşınmazlarda; paydaşlardan birinin diğer paydaşların tasarruf etmesini engellemesi veya taşınmazın tamamını kullanması halinde hakkı olmayan yere tecavüz suçu oluşur.

Elbirliği ile Mülkiyet Halinde Taşınmaz Hakkında Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu Oluşur Mu?

Elbirliği mülkiyetinde de paylı mülkiyette olduğu gibi ortaklardan birinin kendi hissesi üzerinde bir tasarrufta bulunması halinde dahi hakkı olmayan yere tecavüz suçu oluşacaktır.

Zamanaşımı

Suçun şikâyete tabi olan halleri için 6 ay; diğer halleri için ise 8 yıl zamanaşımı süresi mevcuttur.

Cezanın Ertelenmesi

TCK’nın 51. Maddesi uyarınca “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Dolayısıyla ilgili suç bakımından cezanın ertelenmesine karar verilebilir.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)

İlgili suçtan iki yıl veya daha az süreli hapis cezası alınması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. HAGB kararı verilebilmesi için;

  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
  • Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
  • Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.

Emsal Kararlar

“…söz konusu arazi üzerinde paydaşlardan biri olan … …’ın cezaevinde olması nedeniyle mahkeme kararı ile vasi olarak tayin olunan şikayetçi … …’nin, babası adına şikayet hakkını kullanabileceği belirlenerek, bilgi sahibi sıfatıyla beyanına başvurulan … … …’un ve İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/372 Esas sayılı dosyasında sanık olarak ifade veren şüpheli …’ın, arazi üzerinde rızai taksim anlaşması olduğuna dair beyanları da dikkate alınarak mahallinde teknik bilirkişiler ve yöreyi iyi bilen tanık ve tarafsız mahalli bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak, malikler arasında fiili taksim olup olmadığı, fiili taksim var ise şikayetçiye bırakılan kısma şüphelilerin tecavüzünün bulunup bulunmadığı, fiili taksim yok ise şüphelilerin şikayetçinin tasarrufunu engelleyip engellemediği ve taşınmazda kendi payından fazla yeri kullanıp kullanmadığı, yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişiler ve tanıklardan da sorulup toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/98 E., 2025/2288 K., 20.03.2025 T.)

“Sanığın yargılama konusu suçları için belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Hüküm tarihinde zamanaşımı süresi dolmadığı halde sanık hakkında düşme kararı verilmiş ise de; sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu Türk Ceza Kanunu uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan ilk mahkûmiyet kararının verildiği 13.05.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar dolduğu anlaşılmıştır.” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2902 E., 2024/2134 K., 06.03.2024 T.)

“Hakkı olmayan yere tecavüz suçu niteliği itibari ile temadi eden suçlardan olup temadi devam ettiği sürece, suçtan zarar görenin şikayet hakkının devam ettiği, dosya kapsamından katılanların şikayette bulunduğu tarihe kadar sanığın taşınmazları kullanmaya devam ettiğinin anlaşılması karşısında, şikayetin 6 aylık süre içerisinde yapıldığının kabulü ile yargılamaya devam edilip, sanığın eyleminin tapulu yere tecavüz suçu niteliğinde olduğu da nazara alınarak, suça konu yerin daha öncesinde kime ait olduğu hususunda yerel tanık ve bilirkişilerinde hazır olduğu ortamda keşif icra edilerek sanığın suç kastının bulunup bulunmadığının tespit edilerek, sonucuna göre esasa ilişkin bir hüküm kurulması gerekirken, katılanların süresinde şikayet hakkını kullanmadığından bahisle davanın düşürülmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5617 E., 2023/10539 K., 25.12.2023 T.)

“Her ne kadar sanık savunmasında duvarın dedeleri tarafından yapıldığını kendisi tarafından yapılmadığını beyan etmiş ise de bilirkişi raporuna göre, sanığın bahçesindeki duvarın katılanın arazisine tecavüzlü olduğunun tespit edilmesi karşısında; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ilişkin savunmasının aksine duvarın katılanın arazisine tecavüzlü olduğunu bilmesine rağmen duvarı yıkıp tecavüzlü kısmı kaldırmadığı, bu nedenle de suç işleme kastının bulunduğu anlaşıldığından mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır.” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4375 E., 2024/400 K., 16.01.2024 T.)

“02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunmuştur.” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/20493 E., 2025/2424 K., 25.03.2025 T.)

Av. Gökhan AKGÜL & Av. Züleyha APAYDIN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir