SUÇ UYDURMA SUÇU

SUÇUN KANUNİ TANIMI

Suç uydurma suçu, Türk Ceza Kanunu’ nun “Adliyeye Karşı Suçlar” başlığı altında madde 271’ de düzenlenmiştir. İlgili kanun maddesinde;

TCK Madde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.

ifadelerine yer verilmiştir.

SUÇUN UNSURLARI

Suç uydurma suçu hem objektif hem de sübjektif unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde şu temel yapı taşlarına sahiptir:

1-Fiil (Hareket Unsuru):TCK m.271 hükmünde “İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.” ifadelerine yer verilmiş olup suçun oluşumu bakımından iki ayrı seçimlik hareket öngörülmüştür. Seçimlik hareketlerden herhangi birinin gerçekleşmiş olması suçun oluşumu bakımından yeterlidir.

  • İşlenmediği bilinen bir suçu işlenmiş gibi yetkili makamlara ihbar etme: Failin işlenmediğini bildiği bir suçu polis, jandarma veya savcılık gibi yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar veya şikayet etmesi halinde işbu suç oluşur. Suçun oluşumu bakımından ihbar veya şikayetin soruşturma başlatılmasına elverişli olması yeterlidir, ayrıca failin ihbarı üzerine yetkili makamlarca soruşturma işlemine başlanmış olması gerekmemektedir.
  • İşlenmemiş bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak şekilde uydurma: İlgili seçimlik hareket bakımından suçun oluşumu içinfailin, işlenmemiş bir suça ilişkin soruşturma yapılmasını sağlayacak şekilde delil veya emare uydurması gerekmektedir.

2-Fail: TCK m. 271 kapsamında suçun faili bakımından özel bir şart aranmamıştır. Suçun failinin herkes olabilmesi mümkündür.

3-Mağdur: İlgili suç bakımından mağdur, toplumdur. Bununla birlikte suçun işlenmesi ile aleyhine sonuç doğurulan kişi ya da kişiler de suçun mağduru olabilmektedir.

4-Suçla Korunan Hukuki Değer: Suç uydurma suçu, “Adliyeye Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiş olup bu suç tipi ile korunan hukuki değer, adil yargılanma hakkı ve kamu yararıdır.

5-Manevi Unsur: Suç, kasten işlenebilen bir suç olup taksirle işlenebilmesi kanunen mümkün değildir.

SUÇ UYDURMA SUÇU İLE İFTİRA SUÇU ARASINDAKİ FARKLAR

İftira suçu TCK m. 267 hükmünde düzenleme altına alınmıştır. İlgili kanun maddesinde “Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” ifadelerine yer verilmiş; hakkında savcılık soruşturması açılması veya idari yaptırım uygulanması için bir kimseye hukuka aykırı fiil isnadında bulunma eyleminin iftira suçunu kapsamında ele alınacağı belirtilmiştir.

Kanun maddesinde de açıkça  belirtildiği üzere iftira suçunun oluşumu bakımından kişiye isnat edilen fiilin suç teşkil etmesi zorunlu değildir, hukuka aykırı fiil isnadında bulunmak suçun oluşumu bakımından yeterlidir. Buna karşın suç uydurma suçunun oluşumu için bir kimse hakkında suç isnadında bulunulmuş olması zorunludur. Yine iftira suçunun oluşumu bakımından hukuka aykırı fiil isnadının belirli bir kişiye karşı yöneltilmiş olması gerekmektedir. Haksız fiil isnadının belirli bir kişiye karşı yöneltilmemesi halinde iftira suçunun oluşumundan bahsedilemeyecektir. Belirli bir kişiye yöneltilmeyen suç isnadı halinde suç uydurma suçu gündeme gelecektir.

ŞİKAYET SÜRESİ, ZAMANAŞIMI VE GÖREVLİ MAHKEME

TCK m. 271 kapsamında düzenlenen işbu suç şikayete tabi olmayıp soruşturma işlemleri savcılık tarafından re’sen gerçekleştirilir. Suçun soruşturulması için şikayet süresi olmamasına rağmen dava zamanaşımı 8 yıllık süreye tabidir. Görevli mahkeme ise Asliye Ceza Mahkemeleri’dir.

ADLİ PARA CEZASI, HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI VE ERTELEME

TCK m. 271 uyarınca; İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir. Cezanın alt ve üst sınırları ele alındığında; hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi ve cezanın ertelenmesi mümkündür.

KONUYA İLİŞKİN KARARLAR

“…Suç uydurma suçunun oluşabilmesi için, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili mercilere işlenmiş gibi ihbar etmek ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmak gerekmekte olup ayrıca bir kişiye isnatta bulunulmaması gerekmektedir. Uydurulan suçun faili olarak gerçek bir kişi gösterilmiş ise, fiil iftira suçunu oluşturur. Sanığın şikayetçi sıfatıyla 17.01.2013 tarihinde polis merkezine müracaat ederek müşteki sıfatıyla alınan aynı tarihli beyanında kendisine ait 59 UF 635 plaka sayılı aracının çalındığını beyan etmesi, aracını gayri resmi olarak devrettiği kişilerin belirlenebilir olması göz önüne alındığında; sanığın yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, mağdur hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi karşısında iftira suçundan mahkumiyeti yerine suç vasfından hataya düşülerek yazılı şekilde suç uydurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur…” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2022/ 1140 E., 2023/ 3625 K., 23.05.2023 T.)

“…Sanığın, meçhul bir kişi ile birlikte canlı hayvan satacaklarından bahisle katılanı kandırdıkları ve parasını aldıkları, ayrıca soruşturmanın en başında katılanın sanık ile birlikte karakola gittiği ve sanığın kendisini de meçhul kişi tarafından kandırılmış gibi göstererek suç uydurduğu ve meçhul kişiden şikayetçi olduğu iddia edilen olayda; 1)Dolandırıcılık suçu açısından; Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu, 2) Suç uydurma suçu açısından ise; Suç uydurma suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerektiği, somut olayda ise sanığın beyanının savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve suç uydurma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş…” (Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2015/ 9283 E., 2018/ 5486 K., 11.09.2018 T.)

“…Suç uydurma suçunun, yasada, işlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurma olarak tanımlandığı, oluş ve dosya kapsamına göre, sanıkların işyerinin karşısında polis merkezinin olduğu, 01/12/2010 tarihli polis tutanağına göre, işyerinde gürültü olduğunu duyan polislerin olay yerine geldikleri ve katılanların da içinde bulunduğu sanıkların işyerindeki duruma müdahale ettikleri, sanıkların, işyeri camını katılan …’ın kırdığını, katılanlarla aralarında arbede yaşandığını söylemeleri ve katılanların da şikayetçi olmaları üzerine, kolluk tarafından soruşturma başlatıldığı, buna göre, ilgili kolluk tutanağına göre taraflar arasında bir kavga olduğu belirtilmesine göre, ortada uydurulan bir suç bulunmadığı, sadece suçun kim tarafından işlendiğinin tespit edilemediği dikkate alınarak sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi, Kanuna aykırı olup…” (Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/ 14858 E., 2017/ 18868 K., 25.09.2017 T.)

“…Sanıklardan …’in trafikte oğlu olan …’e ait … plakalı kamyonet ve … plakalı dorse ile Gaziantep ilinde faaliyet gösteren … Gıda firmasının aracılığı ile müşteki firmaya ait gıda maddelerini araca yükleyerek Gebze’de ve Beylikdüzü’nde bulunan Bim markete teslim etmek üzere anlaştığı, ancak sanığın firmaya ait taşımacılığını üstlendiği gıda maddelerini Gebze’ye teslim etmeden İstanbul Bim market yakınlarında güvenlik kamerası olmayan bir yerde aracı park ettiği, daha sonra rahatsızlandığı gerekçesiyle hastaneye giderek hastaneye müracaat ettiğine dair belgeler hazırladığı, ancak sanığın oğlu olan sanık … ve kardeşleri olan diğer sanıklardan …, … ve … ile anlaşarak gıda maddelerini kamyondan alıp sanık …’a sattıkları ve gıda maddelerinin çalındığını söyleyip şikayetçi oldukları iddia edilen olayda; sanık …’in eyleminin suç uydurma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir…” (Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/ 24476 E., 2019/ 12863 K., 26.11.2019 T.)

“…Suç uydurma suçunun oluşabilmesi için, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili mercilere işlenmiş gibi ihbar etmek ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmak gerekmekte olup ayrıca bir kişiye isnatta bulunulmaması gerekmektedir.
İftira suçu için, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için somut ve belirlenebilir bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Somut olayda sanığın, aracının plakasını bildirerek hırsızlık olayı olmadığını bildiği halde çalındığından bahisle şikayetçi olması ve bildirdiği plaka ile elinde bulunduran şahsın tespitinin mümkün olması karşısında, eyleminin TCK.nın 267/1. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden vasıfta hataya düşülerek yazılı şekilde suç uydurma suçundan hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre; 2- Sanık hakkında suç uydurma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nın 271/1. maddesinin yollamasıyla 267. maddesi denilmek suretiyle hükümde karışıklığa sebebiyet verilmesi, 3- Sonuç ceza adli para cezası olduğu halde 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri gereğince ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA…” (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2020/ 15855 E., 2022/ 19342 K., 20.12.2022 T.)

“…TCK’nın 271. maddesinde tanımlanan suç uydurma suçunun, kişinin işlenmemiş olan bir suçu işlenmiş gibi, aynı kanunun 270. maddesinde düzenlenen suç üstlenme suçunun ise başkası tarafından işlenmiş olan bir suçu kendisinin işlediğinden bahisle yetkili makamlara bildirimde bulunmasıyla oluşacağı, somut olayda ise; sanığın işlenmemiş bir suçu işlenmiş gibi yetkili makamlara bildirmesi şeklindeki eyleminin TCK’nın 271. maddesinde düzenlenen suç uydurma suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması…” (Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2016/ 716 E., 2016/ 2738 K., 27.04.2016 T.)

Av. Gökhan AKGÜL & Av. Yasemin ERAK