
E-Ticaret Şirketi Kurmanın Hukuki Dayanağı
Elektronik ticaret ya da kısaca e-ticaret, mal ve hizmetlerin internet üzerinden alınıp satılması faaliyetidir. Alıcı ve satıcının fiziksel olarak bir araya gelmeden dijital platformlar aracılığıyla ticaret yapmasına olanak tanır. E-ticaret faaliyetleri kurumsal web siteleri, çevrimiçi pazar yerleri sosyal medya platformları ve mobil uygulamalar üzerinden gerçekleştirilebilir.
Günümüzde e-ticaret, düşük başlangıç maliyetleri, geniş kitlelere erişim imkânı ve kolay yönetilebilir altyapısı sayesinde girişimciler tarafından sıklıkla tercih edilen bir ticaret modelidir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a göre elektronik ticaret “fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrim içi iktisadi ve ticari her türlü faaliyeti” ifade eder.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 124. Maddesi uyarınca “ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.”
E-Ticaret Şirketi Kuruluş Süreci
E-Ticaret şirketi kuruluşunda öncelikle şirket türü seçilerek (anonim, limited vb.) şirket ana sözleşmesi hazırlanmalı ve ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuru yapılarak şirket kuruluş aşaması tamamlanmalıdır. Daha sonra aşağıdaki süreçler izlenerek şirket kuruluş süreci tamamlanabilir:
- Şirketin faaliyet türüne göre üyelik sözleşmesi, KVKK ve aydınlatma metinleri, gizlilik sözleşmesi gibi hukuki süreçler,
- Şirketin fikri ve sınai haklarının güvence altına alınması için marka tescil başvurusu yapılması,
- Şirketin logosu, yazılımı ve benzeri kurumsal/teknik unsurlarına ilişkin fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması amacıyla ilgili tescil süreçlerinin başlatılması ve sonuçlandırılması,
- Şirketin kuruluşu ve devamında faaliyetleri kapsamında yazılım, insan kaynakları, ödeme sistemleri ve benzeri üçüncü taraflarla kuracağı ticari ilişkilerde hukuki güvenliğin sağlanması amacıyla gerekli sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi,
- Şirketin kuruluş sürecinin tamamlanmasının ardından, halka açık şekilde faaliyete geçmesi sonrasında ortaya çıkabilecek hukuki ilişkiler ve uyuşmazlıklar bakımından düzenli hukuki danışmanlık hizmeti alarak faaliyetlerini sürdürmesi.
Şirket Türleri
Şirketin kuruluşu için öncelikle şirket türü belirlenmelidir. Şirket türleri aşağıdaki gibidir:
- Şahıs Şirketi: Şahıs şirketi, bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından kurulan, ortakların şirket borçlarına karşı tüm malvarlıklarıyla sorumlu olduğu bir ticaret şirketidir.
- Limited Şirket: Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur.
- Anonim Şirket: Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir.
Şirket türüne karar verildikten sonra şirket unvanı belirlenir ve ticaret siciline tescil ettirilir. Daha sonra şirket ana sözleşmesi hazırlanır. Vergi dairesine başvurularak vergi numarası alınır. Son olarak ticaret odası kaydı yapılır.
Vergi Yükümlülükleri
E-ticaret şirketlerinin faaliyetlerine başlamadan önce bağlı bulundukları vergi dairesine başvurarak vergi mükellefiyetlerini başlatmaları gerekmektedir. Şirketin türüne göre ödemesi gereken vergiler farklılık göstermekle birlikte temel vergisel yükümlülükler aşağıdaki gibidir:
- Şahıs şirketleri, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu kapsamında gerçek kişi mükellef olarak gelir vergisine tabidir. Limited ve anonim şirketler ise 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında kurumlar vergisine tâbidir.
- 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince, e-ticaret yoluyla mal veya hizmet satışı yapan tüm mükelleflerin KDV tahsil etmesi ve beyanname vermesi zorunludur. KDV oranı genel olarak %20 olmakla birlikte bazı ürün ve hizmetlerde bu oran farklılık gösterebilir.
- 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca, şirket kuruluş sözleşmeleri, kira sözleşmeleri, taahhütnameler gibi bazı belgeler üzerinden damga vergisi ödenmesi gerekmektedir.
E-Fatura ve E-Arşiv Fatura
Kanun hükümlerine göre fatura, kâğıt ortamında en az iki nüsha olarak düzenlenerek ilk nüshası (aslı) müşteriye verilen, ikinci nüshası ise yine kâğıt ortamında aynı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine göre mükelleflerce saklanılan bir belgedir. 509 sıra no’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’ne göre “e-Fatura uygulaması, Kanunun mükerrer 242 nci maddesinin 2 numaralı fıkrasında yer alan hükmün Bakanlığa verdiği yetkiye istinaden; düzenlenmesi, müşteriye verilmesi, müşteri tarafından da istenmesi ve alınması zorunlu olan faturanın, kağıt belge yerine elektronik ortamda, elektronik belge olarak düzenlenmesi, muhatabına iletilmesi ve elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilmesine imkan veren uygulamadır. Bu Tebliğde düzenlenen e-Fatura belgesi, yeni bir belge türü olmayıp, kâğıt ortamdaki “Fatura” belgesi ile aynı hukuki niteliklere sahiptir.” E-fatura dışında kalan ve elektronik ortamda oluşturulan diğer faturalar ise e-arşiv faturalardır. E-fatura ve e-arşiv fatura uygulamalarına geçiş için, GİB’e başvuru, mali mühür temini ve entegrasyon (özel entegratör ya da GİB Portalı kullanımı) gibi işlemlerin tamamlanması gerekmektedir.
Mesafeli Satış Sözleşmesi
Elektronik ortamda yapılacak satışlar için mesafeli satış sözleşmesi yapılmaktadır. Mesafeli sözleşme, satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dahil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmelerdir.
Tüketici, mesafeli sözleşmeye dair bazı hususlarda sözleşme kurulmadan (herhangi bir ödeme yapmadan) önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bilgilendirilmek zorundadır. Bu husus Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde “ön bilgilendirme” başlıklı 5. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre tüketici;
- Sözleşme konusu mal veya hizmetin temel nitelikleri,
- Satıcı, sağlayıcı veya aracı hizmet sağlayıcının adı, unvanı, açık adresi, telefon numarası,
- Mal veya hizmetin tüm vergiler dâhil toplam fiyatı,
- Varsa tüm nakliye, teslim ve benzeri ek masraflar,
- Cayma hakkının kullanımı,
- Hak arama yollarının kullanımı gibi konularda önceden bilgilendirilmek zorundadır.
Satıcı, ön bilgilendirmeye ilişkin ayrıntıları Yönetmelikte belirtilen tüm hususlarda, tüketiciyi, kullanılan (telefon, internet gibi) uzaktan iletişim aracına uygun olarak anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde yazılı olarak veya kısa mesaj, e-posta, internet, CD, DVD, hafıza kartı gibi araç veya ortamları ifade eden kalıcı veri saklayıcısı ile bilgilendirmek zorundadır.
Gizlilik ve KVKK
Elektronik ortamda yapılan satışlarda müşterinin (tüketicinin) birçok verisi (isim-soyisim, adres, telefon numarası, e-mail adresi gibi) hizmet sağlayan tarafından toplanmakta ve işlenmektedir. Bu verilerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na uygun olarak işlenmesi ve müşterinin işlenen veriler hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda toplanan ve işlenen veriler olabildiğince minimize edilmeli, amaca uygun olarak işlenmeli ve süresi içinde imha edilmelidir.
Emsal Kararlar
“Dava, İnternet sitesi üzerinden mesafeli satış ile alınan cep telefonun 14 günlük cayma hakkı süresinde iade edilmesi nedeniyle bedel iadesine dair verilen tüketici hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, mesafeli satış sözleşmesinin konusunu oluşturan malın iade edilmesinde mutad kullanımın aşılması nedeniyle malda yıpranmanın olup olmadığının araştırılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Tüketicinin mesafeli satış sözleşmesi nedeniyle 14 günlük cayma hakkının olduğu, bu süre içinde malı iade ederek cayma hakkını kullandığı, ancak mesafeli satış sözleşmesinin konusunu oluşturan cep telefonuna davalı tarafından sim kartı takılıp, uygulamalar indirilerek cayma hakkı süresi içerisinde 6 gün boyunca kullandığı anlaşılmaktadır. Mesafeli satış sözleşmesinden cayma hakkını kullanması nedeniyle cayma hakkı süresi içerisinde söz konusu cep telefonunu 6 gün boyunca kullanmasının mutat kullanımı aşan kullanım olup olmadığı, mutat kullanımı aşan kullanım söz konusu ise davacı satıcının uğradığı zarardan davalı tüketicinin sorumlu olacağı gözetilerek konusunda uzman bilirkişiden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor aldırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/6784 E., 2022/8533 K., 07.11.2022 T.)
“Dosya kapsamına göre, kabahatli tarafından gönderildiği iddia edilen mesaj içeriklerinin 6563 sayılı Kanun’un 5/1-a, 6/1 ve 8/2. maddeleri ile Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmeliğin 5/1, 8/3 ve 9/3. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle 6563 sayılı Kanun’un 12/1-c maddesi gereğince kabahatlinin 2.508,00 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
1-İdari para cezasına gerekçe olarak gösterilen ve savunma yapması için muhterize Bursa Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün 04/05/2020 tarihli ve 39736411-441 sayılı yazısı ekinde gönderilen şikayet listesi incelendiğinde, söz konusu mesajların içeriğinin tam olarak belirtilmediği ve mesajların kabahatli tarafından gönderildiğine ilişkin herhangi bir kaydın da listede yer almadığı anlaşılmakla, şikayete konu mesaj içeriklerinin ve kabahatli tarafından gönderilip gönderilmediğinin tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmeliğin 04/01/2020 tarihli ve 30998 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesiyle değişik 13/2. maddesi uyarınca, hizmet sağlayıcı ve/veya aracı hizmet sağlayıcının onay kayıtlarını, onayın geçerliliğinin sona erdiği tarihten, ticari elektronik iletilere ilişkin diğer kayıtları ise kayıt tarihinden itibaren üç yıl süreyle saklamakla yükümlü olduğu anlaşılmakta ise de, anılan değiklikten önce saklama yükümlülüğünün 1 yıl ile sınırlı olduğu ve Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesi gereğince anılan değişikliğin yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği birlikte değerlendirildiğinde, Bursa Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün 04/05/2020 tarihli ve 39736411-441 sayılı yazısı ekindeki şikayet listesi içeriğinden, mesajların 12/11/2018 ila 15/01/2019 tarihleri arasında geldiği ve 1 yıllık saklama yükümlülüğü süresinin sona erdiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden BURSA 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 23.12.2020 tarih, 2020/4337 D.İş sayılı kararının CMK’nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA” (Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/20727 E., 2021/16223 K., 01.12.2021 T.)
“Dava, tescilsiz tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK’nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı tarafça dosyaya sunulan “Pazaryeri Sözleşmesi” uyarınca davalı şirketin yer sağlayıcı konumunda olduğu, dava açılmadan önce davalı şirkete tasarım hakkına tecavüz edildiğine dair davacı tarafça bir ihtar ve bildirim yapılmadığı, davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde açıkça kabul ettiği gibi, dava dilekçesinin tebliği üzerine davalının ihbar olunan tarafından satışa sunulan tasarım ürünlerinin satışının durdurulduğu ve internet ortamından kaldırıldığı tespit edilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında vurgulandığı ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9/1. maddesinde belirtildiği üzere, internet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların sorumluluğu açısından içeriği kontrol ve hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmaması, davaya konu somut olayda dava dilekçesinin tebliği ile davaya konu edilen mağaza ürünlerinin davalı tarafından satışa kapatılmış olması ve ilk derece mahkemesinin kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.” (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2022/1740 E., 2024/1050 K., 30.05.2024 T.)
Av. Gökhan AKGÜL & Av. Züleyha APAYDIN
ANTALYA TİCARET AVUKATI – ANTALYA TİCARET HUKUKU AVUKATI
E-ticaret şirketi kuruluşu, dijital çağda iş dünyasına adım atmak isteyen girişimciler için en önemli süreçlerden biridir. E-ticaret şirketi kurmak isteyenler, şirket türünün belirlenmesinden vergi kayıt işlemlerine, ticaret sicil tescilinden e-ticaret altyapısının oluşturulmasına kadar birçok adımı eksiksiz ve doğru şekilde tamamlamalıdır. Bu süreçte Antalya ticaret avukatı desteği, hem yasal prosedürlerin sorunsuz ilerlemesi hem de ileride doğabilecek hukuki sorunların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Hukuk büromuz, e-ticaret şirketi kuruluş sürecinde sözleşmelerin hazırlanması, marka tescili, KVKK uyumluluğu ve gerekli resmi başvuruların yapılması konularında profesyonel hizmet sunmaktadır. Böylece girişiminiz, sağlam bir hukuki temel üzerinde güvenle faaliyet gösterebilir.