TEMİNAT SENETLERİNİN KAMBİYO VASFI NİTELİĞİNİ KAYBETMESİ

Teminat Senedi Nedir?

   Kişiler arasında yapılan sözleşmeler gereği , mal veya hizmetin eksiksiz tamamlanacağını , verilen taahhüdlerin eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde ifa edileceğini bunun aksi bir durum oluştuğu takdirde borcunu ifa etmemiş olan tarafın belirli bir bedel ödeme sorumluluğu altında kalacağını beyan eden senetlere teminat senedi denir.

Herhangi bir uyuşmazlık durumunda senedinin teminat senedi olduğu iddiasında bulunan taraf bunu ispat ile yükümlüdür. Senedin üzerinde "Teminat Senedidir" ibaresinin bulunması tek başına yeterli değildir. Konuya ilişkin Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 20.09.2011 tarihli kararında " Bono üzerine sadece "teminat senedi" yazması, o belgeyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmasına engel değildir" şeklinde karar vermiştir.  Teminat senetlerinde teminatın hangi ilişkiden veya sözleşmeden kaynaklandığı açıkça belirtilmelidir. 

  Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/15030 Esas 2017/7000 Karar sayılı kararında " Çekin Teminat Çeki olduğu hususunda yazılı bir delil ibraz edilmediği gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine" karar vermiştir. Teminat Senedinin/çekinin ispatı tanık ile ispatlanamaz. Nitekim Diğer yargıtay kararlarında da teminat senedinin/çekinin ancak yazılı delil ile ispatının mümkün olduğu belirtilmiştir.

Teminat senetlerinde görevli mahkeme asıl borç ilişkisinin niteliğine bağlı tayin edilir. Teminat senetleri ile ilgili  Ticari sözleşmelerden doğan sözleşmelerde Ticaret Mahkemeleri , Kira Hukukundan doğan sözleşmelerde sulh hukuk mahkemeleri , Tüketici ilişkisinden doğan mahkemelerde  Tüketici mahkemeleri görevlidir.

Senedin metninden teminat senedi olduğu açıkça anlaşılabiliyorsa senet artık kambiyo vasfını yitirmiştir. Kambiyo senetleri TTK'da hüküm altına alınmış olur zorunlu şekil şartına tabiidirler. Ancak teminat senetlerine ilişkin zorunlu şekil şartı öngörülmemiştir.

 Kira Sözleşmesi İle Alınan Teminat Senetleri

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere teminat senedi sözleşmeyi yapan taraflar arasında verilen taahhütlerin eksiksiz yerine getirileceğine dair güvence amacı taşıyan evraklardır. Pratikte Tanınmaz malikleri ile kiracılar arasında kira bedellerinin veya kiralanana verilebilecek zararların karşılığı olarak teminat senedi düzenlenebilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus teminat senedinin üzerinde açıkça tarafların kira ilişkisinden doğduğu , hangi sözleşmeye istinaden hazırlandığı gibi yeterli bilgi mevcut olmalıdır.

   Teminat senetleri güvence amaçlıdır. Ancak kiraya verenler bazı durumlarda bu senetleri amacı dışında kullanmaktadırlar. Haksız yere icraya koyarak kiracıları zor duruma düşürmekte , ödenmiş olan kira borçlarına rağmen ek ödeme talep etmektedirler. Burada kiracıya düşen verilmiş olan senedin teminat senedi olduğunu ispatlamaktır. Teminat senedi veren kiracı mutlaka kira sözleşmesinde senetle ilgili atıfta bulunmalıdır.

 Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2009/12076 esas 2010/8179 karar sayılı kararında " Mahkemece, taraflar arasındaki kira sözleşmesi gerekçe gösterilerek senedin teminat senedi olduğu sonucuna varılmış ise de, kira sözleşmesinde dava konusu senetle ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle kira sözleşmesinin teminat iddiasının kanıtı olarak kabul edilmesi doğru değildir" şeklinde hüküm vermiştir.

Benzer şekilde konuyla alakalı Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2014/1530 Esas 2014/11959 Karar sayılı kararında ” Dava konusu edilen 08.03.2011 tanzim tarihli, 28.03.2011 vade tarihli 6.400 TL bedelli bonoda kira sözleşmesi gereğince teminat senedi olarak verildiğine dair bir ibare bulunmamaktadır. Ancak, davalı vekili beyanı ile senedin teminat amacıyla verildiği kabul edilmiştir. Bu durumda davalı alacaklıya senet ile teminat altına alınan ve meydana gelen kazadan doğan alacak ve miktarını yasal delillerle ispat etme olanağı tanınmalıdır. Mahkemece, davalıya alacağını ispat yönünde delillerini sunma imkanı verilerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” şeklinde hüküm vermiştir.

Oto Kiralama Sözleşmeleri ile Birlikte Verilen Teminat Senetleri

    Rent a Car firmaları kendilerinden araç kiralayan kişilerden Rent A Car sözleşmesi ile beraber teminat senedi de imzalama talebinde bulunurlar. Burada maksat aracın herhangi bir kazaya karışması durumunda ilgili firmanın kendine güvence altına almasıdır. Otomobil kirayalanların burada dikkatli olması gerekir. İlgili sözleşmede verilen teminat senedine atıfta bulunulmalı , teminat senedinin üzerine hangi sözleşmeye binaen imzalandığı belirtilmelidir. Aksi takdirde araç kiralanırken imzalatılan teminat senedi bir başkasına ciro edilerek icra takibine koyulabilir ve teminat senedini imzalayan kimse haksız yere borçlanabilir. Senedin teminat senedi olduğunu yazılı delille ispat edemeyen borçlu senedin külfetine katlanmak durumunda kalır. Senedin teminat senedi olduğunu ispat yükümlülüğü yine borçlu üzerinedir.

 Konuya ilişkin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2014/8462 Esas ve 2014/12232Karar sayılı kararında " Takip konusu bono incelendiğinde nakden düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça davacılardan R.. Y..'a ödünç verilen para karşılığında bononun düzenlendiği savunulduğuna göre davalı tarafça bononun düzenlenme sebebi talil edilmemiştir. Bu durumda ispat külfeti davacı tarafta olup,davacılar bonoya karşı ileri sürdüğü iddialarını(bedelsizlik iddiasını) aynı kuvvette yazılı delille kanıtlamak zorundadır." şeklinde karar vermiştir.

Aynı şekilde Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2015/15953 Esas 2016/4211 Karar sayılı kararında ” Mahkemece, toplanan delillere ve adli tıp raporuna göre, senedin araç kiralama sözleşmesinin eki olarak düzenlendiği, senedin geçerli bir hukuki ilişki uyarınca davalıya verildiğinin davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne ve tazminata karar verilmiş olup, usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekir.” şeklinde hükümde bulunmuştur.

Ticari İlişkilerde Teminat Senedi

Ticari amaçlı mal ve veya hizmete ilişkin alım satım işlemlerinde alınan mal veya hizmetin ifa edilirken aradaki anlaşmayı , verilen taahhütleri ve vaadleri güvence altına almak amacıyla taraflar teminat senedi/çeki imzalayabilirler. Malın ya da hizmetin kararlaştırılan şekilde ifası gerçeklememesi halinde senedin takibe koyulması sureti ile zararın karşılanması amaçlanmaktadır. Yine burda ticari ilişki kuran taraflar teminat senedi/çeki ile ilgili hususlara dikkat etmelidir. Teminat senedinin kurulan hangi sözleşmeye binaen verildiği belirtilmeli ayrıca ilgili sözleşmede teminat senedine atıfta bulunulmalıdır. Senedin teminat senedi olduğunu ispat yükü borçludadır. Senedin teminat senedi olduğunun ispatı ancak yazılı delille yapılabilir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/2358 Esas 2019/5012 Karar sayılı kararında ” İlk derece mahkemesince; yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya verilen senedin davalı şirketin ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu, davalının davacıdan olan alacağından söz konusu senet sebebiyle 250.000,00 TL’lik borçtan düşüm yapıldığı, hernekadar davacı tarafça söz konusu senedin teminat senedi olduğu ileri sürülmüş ise de senet üzerinde senet metni içerisinde senedin hangi işin teminatı için verildiğine yönelik herhangi bir açıklamanın yer almadığı gibi davalı defterlerinde yapılan incelemede de davalının senet bedelinden daha fazla miktarda alacağının bulunduğu, senedin henüz tahsil edilmemiş olsa bile davacının borcundan mahsup edildiği ve bu şekilde ticari defter ve belgelere işlendiği, dolayısıyla senedin teminat senedi olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı gibi bu miktarı aşan şekilde davacının borcunun bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinafa başvurulmuştur (…) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine” şeklinde karar vermiştir.

DİPNOT

Görüldüğü üzere Teminat senetleri bedeli ödenmesine rağmen tahsil edilmeye çalışılan teminat senetleri yönünden banka dekontları,faturalar ve ödemeye dair makbuzların sunulması ödemeye ilişkin ispatın yapılabilmesi açısından son derece önemlidir. Konuyla alakalı mağduriyet yaşanmaması ve kişilerin hak kaybına uğramaması açısından işlemlerin tecrübeli bir avukat eşliğinde yürütülmesi önem arz etmektedir. Hukuk büromuzda sizlere konu ile alakalı profesyonel takip ve yardım hizmeti vermekteyiz. Konu ile ilgili olarak herhangi bir soru veya sorununuz olması halinde bizimle irtibat kurmanızı rica ederiz.

Views: 39

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir