SUÇ ÜSTLENME SUÇU

Suç üstlenme suçu ilgili makamlara mevcut bir suçun işlendiği veya iştirak edildiği hakkında yalan beyanda bulunmak suretiyle işlenen bir suçtur. Bu suç TCK 270’te şu şekilde düzenlenmiştir:

TCK m. 270: “Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.”

Suçun şikayete tabii olma durumu
Suç üstlenme suçu takibi şikayete bağlı suçlardan birisi değildir. Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen yapılmaktadır. Suç şikayete tabii olmadığı için 6 aylık zamanaşımı süresi mevcut olmasa dahi suçun re’sen soruşturulabilmesi için 8 yıl içerisinde soruşturulması gerekmektedir.

Suçun uzlaştırma kapsamı
Uzlaştırma kurumunun CMK 253’te hangi suçlarda uygulanacağı sayılmıştır. Suç üstlenme suçu bu sayılan suçlardan birisi olmadığı için uzlaştırma kapsamında yer almaz.

Suçun manevi unsuru
Suç üstlenme suçu şekil itibarıyla ancak kast ile işlenebilir. Suçun oluşumu nedeniyle hakimin suçta bir saik aramasına gerek olmaksızın yargılamayı yapması gerekmektedir. Kişinin suçu işlediğini zannederek bildirimde bulunması halinde kast hükümleri gerçekleşmediği için suçun oluştuğundan bahsetmek mümkün olmaz.

Suçun daha fazla ve daha az cezayı gerektiren halleri

Suçun daha fazla cezayı gerektiren bir hali kanunda bulunmamaktadır. Lakin daha az ceza veya cezasılık sebebi oluşturabilecek bir durum suçun maddesinde mevcuttur. Şöyle ki suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak için işlenmesi durumunda hakimin cezayı dörtte üç ve tamamen kaldırması takdirine imkan doğar.

Etkin pişmanlık
Bu suç için işlenişi itibarıyla etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmemiştir.

Suçun infaz rejimi

Mahkemenin sanık hakkında vereceği ceza 2 yılın altındaysa ve diğer şartlar da oluşmuşsa kişi hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilebilir ve ceza infaz edilmez. Aynı şekilde hapis cezasının ertelenmesi şartlarının varlığı halinde kişi hakkında verilecek olan cezanın ertelenmesi de mümkündür.

İlgili Yargıtay Kararları

YARGITAY 8.Ceza Dairesi Esas: 2023/1568 Karar:2023/658

“Sanık … hakkında suç üstlenme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan inceleme;
Tüm dosya kapsamına göre sanık …’ ın ehliyetsiz olarak kendi kullanımında olan 46 NE… plakalı araçla seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybedip maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği olayda, dayısı olan sanık …’ u telefonla arayarak kazadan bahsedip aracı kullanan kişi olarak …’ un beyanda bulunmasını istemesi üzerine, ehliyeti bulunması nedeniyle sanık …’ un emniyete giderek aracı kendisinin kullandığını beyan etmesi şeklindeki eyleminde üstlendiği fiilin kendisi yönünden suç oluşturmaması hususu dikkate alındığında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’ un 283 üncü maddesinde düzenlenen suçluyu kayırma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç üstlenme suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.”

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ Esas: 2014/50625 Karar: 2017/20426 Tarih: 25.09.2017

TCK 270. Madde

Suç Üstlenme Suçu

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1- ) Soruşturma evresinde dinlenen ve olayın tek görgü tanığı olduğu anlaşılan … kovuşturma evresinde tanık sıfatıyla dinlenmeyerek, 5271 Sayılı CMK’nın 210/1. maddesine aykırı davranılması,

2- ) Suç üstlenmeye azmettirme suçu yönünden, TCK’nın 270. maddesinde tanımlanan suç üstlenme suçunun oluşması için, failin yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini veya suça katıldığını bildirmesi ve üstlenilen fiilin de suç oluşturması gerekir. Somut olayda ise; inceleme dışı kalan …‘ün katılanı aradığını ancak tehdit ve hakaret etmediğini savunması, diğer sanık …‘in de aşamalarda katılanı, inceleme dışı kalan …‘ün aradığını beyan etmesi karşısında, sanık …‘in eyleminin ne surette azmettirme olduğu ya da savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesinin gerekip gerekmediği tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyetine hükmolunması,

3- ) Hakaret ve tehdit suçları yönünden, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunması, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 Sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi sebebiyle uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçu yönünden de uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  1. Ceza Dairesi 2017/31415 E. , 2021/1772 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, suç üstlenmeye azmettirme
HÜKÜM : TCK 158/1-k, 35/2, 52, 53, TCK 270/1, 53. maddeleri gereği mahkumiyet

Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve suç uydurmaya azmettirme suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
…plakalı aracın, alkollü araç kullanmaktan ehliyeti elinden alınmış olan sanık … adına kayıtlı olup 29.12.2012 tarihinde katılan … şirketinden kasko sigortası yaptırmış olduğu, sanık …’nın kasko tarihinden 1 gün sonra 30.12.2012 tarihinde ehliyetsiz olarak adına kayıtlı olan …plakalı aracını kullandığı ve kaza yaptığı, kazadan sonra çalışanı olan temyiz kapsamı dışındaki sanık …’yı

telefonla arayarak kolluk güçlerine kazayı kendisinin yaptığını beyan edip suçu üstlenmesi için azmettirdiği ve olay yerine gelen jandarma trafik ekiplerine araç şoförü olarak gerçeğe aykırı şekilde sanık …’yı gösterdikleri, akabinde sanık …’nın katılan şirkete başvurup kasko ödemesi talep ettiği, kasko ekspertizlerince yapılan inceleme sonunda araçta bira şişlerinin bulunduğu, kaza tespit raporu ile aracın servis kayıtlarının uyumsuz olduğunun anlaşıldığı, …’ın da kazanın ehliyetsiz sanık … tarafından yapıldığını itiraf ettiği ve bu sebeplerle sanığa kasko ödemesi yapılmadığı, sanık tarafından Susurluk Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan alacak davasının 23.10.2014 tarihli gerekçeli karar ile reddine karar verildiği,

bu şekilde sanık …’ın üzerine atılı dolandırıcılığa teşebbüs, suç üstlenmeye azmettirme suçlarını işlediği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetlerine dair mahkemenin kabul ve uygulamalarında isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 23/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Views: 14