İCRA TAKİBİ VE TAKİP TÜRLERİ

İcra Takibi Nedir ?


Borçlunun herhangi bir sebeple borcunu ifa etmemesi , yapması gereken bir eylemi sürüncemede bırakması yahut bir para borcunu ödememesi durumlarında , alacaklının devlet gücü ile alacağını tahsil etmesi yahut ifa edilmeyen edimin yerine getirilmesini sağlamak amacıyla İcra Müdürlüklerince başlattığı takip işlemine icra takibi denmektedir. Borcun zamanında ödenmemesi ya da bir hakkın yerine getirilmemesi halinde alacaklı icra dairesine başvurarak alacağının tahsilini veya hakkın yerine getirilmesini talep eder. Bu talebin devlet eliyle ve devletin sahip olduğu imkanlarla yerine getirilmesi için alacaklı taraf bir icra takibi başlatır. Başlatılan bu icra takibi , alacağın niteliğine ve kanunda yer alan aynı zamanda da aşağıda inceleyeceğimiz şartlara göre icra takip türlerine ayrılmaktadır.

İcra Takibi Türleri Nelerdir ?
Hukukumuzda yer alan takip türleri için üçlü bir ayrım yapmak mümkündür. İcra takibi için değişik bakımlardan ilamlı takip ,ilamsız takip ve Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla takip olarak incelenebilir. Ayrıca bu üçlü ayrıma ek olarak İhtiyati Haciz de geçici bir hukuki koruma tedbiri olarak incelenebilir. Mevzu bahis bu takip türleri aşağıda detaylıca incelenecek konuyla alakalı detaylı bilgilere yer verilecektir.

İLAMLI İCRA

İlamlı İcrada hakkı yerine getirilmeyen veya ihlale uğratılan alacaklının önce mahkemeye müracaat etmesi, müracaat edilen konu hakkında lehe karar alması ve alınan bu karara dayanarak söz konusu ilamın icrasının yerine getirilmesi için takip talebinde bulunulması durumudur. İlamsız icradan farklı olarak bu icra takip yolunun konusu yalnızca para ve teminat alacakları değildir. Bir işin yapılması yahut yapılmaması hakkında , çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması hakkında , irtifak hakları hakkında alınan ilamların icrası bu takip yoluyla icra edilecektir. Ayrıca bazı istisnai hallerde lehe alınan bir mahkeme kararı olmasa dahi kanunda belirtilen ilam niteliğindeki belgelerin mevcudiyeti halinde de ilamlı icra yoluna başvurmak mümkündür. İlamlı takipte borçlunun bu takibe karşı koymasının son derece zor olması , alacaklının alacağına kavuşması bakımından ilamsız takibe göre daha avantajlıdır. Zira halihazırda söz konusu borç hakkında genel mahkemelerden alınmış bir ilam vardır dolayısı ile kural olarak borçlunun bu takibe karşı koyarak durdurması mümkün değildir.
Alacaklı borçluya olan tüm talepleri için ilamlı icra yoluna başvurma hakkına sahiptir. Ayrıca hukukumuzda konusu paradan başka bir şey olan alacaklar için alacaklının ilamlı icraya başvurması zorunlu kılınmıştır. Ancak konusu para olan alacaklar için ilam alınmadan da takip başlatılması mümkündür. Bu durumda alacaklı dilerse ilamsız icra takibi de başlatabilecektir.

İLAMSIZ İCRA

İlamsız takip yolu ise alacaklının elinde herhangi bir ilam veyahut belge olmasa dahi başlatılabilen bir takip yoludur. Alacaklının ilamsız takip yapabilmesi için elinde herhangi bir mahkeme kararı bulunmasına gerek yoktur. Hatta Genel Haciz Yolu ile takip yapabilmek için alacaklının elinde herhangi bir belge olmasına dahi gerek yoktur. Alacaklı doğrudan icra dairesine başvurarak takip başlatabilir. Ancak ilamsız takip yalnızca para ve teminat alacakları için başlatılabilir. İstisna olarak hukukumuzda kira süresinin sona ermesi durumunda da taşınmazın tahliyesi için ilamsız icra takibi yapılabileceği öngörülmüştür.

İlamsız takipte daha önce bir yargılama yapılmamış olduğundan , borçlunun takibe itiraz ederek takibi durdurma , sonuçlanmasına engel olma imkanı mevcuttur. Dolayısı ile borçlunun yapılan ilamsız icra takibine süresi içinde itiraz etmesi durumunda alacaklı ; elinde icra iflas kanununda belirtilen belgelerin mevcut olması durumunda icra mahkemelerinde İtirazın kaldırılması , kanunda belirtilen belgelerin mevcut olmaması durumunda ise Genel Mahkemelerde İtirazın İptali Davası açmak suretiyle takibe devam etmek durumunda kalacaktır. Ayrıca ilamsız icra takibi kendi içinde :

Genel Haciz Yolu ile Takip
Abonelik Sözleşmelerinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takip
Kambiyo Senetlerine Özgü Takip
Kiralanan Taşınmazın Tahliyesi yolu ile takip olarak dörde ayrılmaktadır.

Genel Haciz Yolu ile Takip Nedir ?
Genel haciz yolu ile takip hukukumuzda yalnızca para ve teminat alacakları için öngörülmüş olan bir icra takibi yoludur. Genel haciz yoluyla takip alacaklının herhangi bir ilama veya belgeye dayanmasına gerek olmadan başlatılabilir. Genel haciz yolu ile takip , alacaklının takip talebi ile başlar ve bu takip talebi üzerine icra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir. Borçlu gönderilen bu ödeme emrine itiraz etmez yahut itirazı bertaraf edilirse takip kesinleşir. Borçlu takibin kesinleşmesine rağmen ödeme yapmaz ise borçlunun haczi kabil malları borcunu ödemeye yeter miktarda olmak üzere haczedilir. Bu haczedilen mallar alacaklının talebi doğrultusunda satılır ve takip konusu alacak ödenir. Borçlunun malları alacaklının alacağını karşılamaya yetmez yani dosya hesabı kapatılamaz ise alacaklıya , alacaklının tahsil edilemeyen kısmı için aciz vesikası verilir. Rehinle temin edilmiş alacaklar için ilamsız takip yoluna başvurulamaz. Öncelikle Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yoluna başvurulmalıdır.

İlamsız ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde borçlu, ilamsız ödeme emrine borcun doğmadığı , borcun sona erdiği, zamanaşımına uğradığı ,vadesinin gelmediği ,borcun ödeme emrinde belirtilen miktardan daha az olduğu gibi gerekçelerle ve sair hususlara itiraz edebilir. Süresinde ve usulüne uygun yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Borçlu tebliğ edilen ödeme emrine 7 gün içinde itirazda bulunmalı yahut aynı 7 gün içinde icra dairesine ödeme yapmalıdır. Bu süre içerisinde borçlu ödeme yapmaz ve takibe itiraz etmez ise takip kesinleşir ve alacaklı alacağını tahsil etmek için haciz talep edebilir.

Abonelik Sözleşmelerinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takip Yolu Nedir ?
7155 sayılı “Abonelik Sözleşmelerinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usülü Hakkında Kanun” (ASKATK) ile düzenlenmiş olan Abonelik Sözleşmelerinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin takip yolu İcra ve İflas kanunu dışında düzenlenmiş olan özel bir takip yoludur. Bu takip yoluyla abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklara binaen , sözleşmenin ücret karşılığı mal veya hizmet sunan tarafın başvuracağı özel bir ilamsız icra takibi düzenlenmiştir.

Abonelik Sözleşmelerinin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturalandırılan mal ve hizmetten kaynaklanan para alacakları için yapılacak olan icra takiplerinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) içerisinde bulunan Merkezi Takip Sistemi (MTS) üzerinden başlatılması ve bu yolla yürütülmesi zorunlu kılınmıştır. Ancak bu zaruri durum sözleşmenin her iki tarafı için değil yalnızca mal veya hizmet sunan taraf için mevcuttur. Bu takip yolu için bulunması gereken zaruri unsurlar ; taraflar arasında bir abonelik sözleşmesi bulunmalı ve söz konusu alacak bu abonelik sözleşmesinden kaynaklanan bir para alacağı olmalıdır. Ayrıca bu takibin bir avukat aracılığı ile başlatılması zorunlu kılınmıştır.

Bu takip yolunda da UYAP sistemi üzerinden hazırlanan ve borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı ,borçlunun itiraz imkanı mevcuttur. Borçlu bu takip yoluyla başlatılan icra takiplerine ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir yahut aynı 7 gün içerisinde ödeme yapabilir. Ödeme emrine itiraz herhangi bir icra dairesine yapılabileceği gibi MTS üzerinden elektronik imza yöntemi ile de gerçekleştirilebilir. 7 günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz edilmemesi ve aynı 7 gün içerisinde ödeme yapılmaması durumunda takip kesinleşir ve alacaklı alacağına borçlunun mallarına el koyarak kavuşma imkanı elde eder. Takibin kesinleşmesi ve borçlunun borcunu ödememesi sebebiyle takibe devam edilmesi cebri icra yoluyla haciz aşamasına geçilmesi durumunda , bu aşamadan sonraki işlemlerin icra dairesinde yürütülmesi ve bu yönde talepte bulunulması gerekir.

Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile Takip Nedir ?

Hukukumuzda Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş bulunan kambiyo senetleri bir kıymetli evrak olarak kabul edilmiştir. Alacağı bir kambiyo senedine dayanan alacaklı bu takip yoluyla takip yapabileceği gibi Genel Haciz Yoluyla Takip yoluna da başvurabilir. Kambiyo Senetlerine Özgü Takip Yolunu , Genel Haciz Yolu ile Takipten ayıran en önemli unsur hukukumuz bu yol ile takibin daha kolay ve çabuk ilerlemesini sağlayan hükümlere yer verilmiş olmasıdır. Bu çerçevede Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile Takipte süreler daha kısadır ve borçlunun takibe itiraz etmesi kural olarak takibi kendiliğinden durdurmayacaktır.

Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile Takip , prosedür olarak Genel Haciz Yoluyla Takip paralel olarak düzenlenmiştir. Takibin temel aşamaları aynıdır. Bu takip yolunda da , takip talebi , ödeme emri gönderilmesi , takibin kesinleşmesi , haciz , satış ve ödeme aşamaları bulunur.

Tebliğ edilen ödeme icra emrine itiraz bakımından kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde tebliğden itibaren ödeme süresi 10 gün; senede , imzaya , borca yahut sair hususlara itiraz süresi 5 gün olarak düzenlenmiştir. İlamsız icradan farklı olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde itiraz için yalnızca icra dairesine verilen itiraz dilekçesi yeterli değildir. İcra mahkemesinde borca itiraz davası açılmalıdır. Aksi taktirde yapılan itiraz geçersiz olacaktır.

Kiralanan Taşınmazın Tahliyesi Yoluyla Takip Nedir ?
İlamsız icranın kural olarak yalnızca para ve teminat alacakları için başlatılabileceğinden daha önce bahsetmiştir. Bunun dışında kalan talepler açısından ilamlı icra yoluna başvurulması zorunlu olsa da kanun koyucu özel şartların mevcudiyeti halinde ilamsız icra yoluyla kiralanan taşınmazın tahliyesine imkan tanımıştır.

Öncelikle belirtmeliyiz ki bu takip yolu yalnızca kira sözleşmesi ile kiralanmış olan taşınmazlar için uygulanır. Taraflar arasında bir kira sözleşmesi bulunmuyorsa , bu takip yolu ile taşınmazın tahliyesi sağlanamaz

Kanun koyucu burada iki tür ilamsız tahliye düzenlemiştir. Bunlardan ilki kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle ilamsız tahliye yoludur. Esasen kiracı kira bedelini ödemekten kaçınır ise kiraya veren mevcut olan para alacağından dolayı Genel Haciz Yolu ile takip yapabilir. Ancak Genel Haciz Yolu ile takip yapmak yalnızca ödenmeyen kira bedelinin tahsilini sağlayacaktır. Bu durumda kiraya veren yalnızca bedel tahsilini değil , kiracının kiralanan taşınmazdan tahliyesini de istiyorsa bu durumda kira bedelinin ödenmemesine dayanarak ilamsız tahliye yoluyla takip yapabilme hakkına haiz olacaktır. Ödenmeyen kira bedelleri için kiralananın tahliyesi yoluyla takip işlemleri prosedür olarak Genel Haciz Yolu ile Takip yoluyla paralellik göstermektedir. Bu takip yolunda da takip talebi (örnek no:1) , ödeme emri gönderilmesi ,ödeme emrine itiraz halinde itirazın hükümden düşürülmesi ve tahliyenin gerçekleştirilmesi gibi aşamalar mevcuttur.

Kira süresinin sona ermesi sebebiyle tahliye yolunda ise kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle tahliye yolundan farklı olarak mevcut olan kira sözleşmesinin yazılı olması şartı aranmaktadır. Ayrıca kiraya verenin elinde usulüne uygun doldurulmuş tahliye taahhütnamesinin bulunması da yeterlidir. Dikkat edilmesi gereken hususlardan bir tanesi de bu takip yoluna başvurmak için kanun koyucu özel bir süre kabul etmiştir. Kiralayan kira süresinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde bu takip yoluna başvurup kiracının tahliyesi için takip yapmalıdır. Bu süre hak düşürücü süre olup kişilerin hak kaybı yaşamamaları için bu süreye dikkat etmeleri son derece önem arz etmektedir. Bu takip yolu prosedür bakımından diğer takip yollarından farklı olarak düzenlenmiştir. Bu takip yolu yine bir takip talebiyle başlamasına karşın ancak takip talebi doğrultusunda ödeme emri değil tahliye emri gönderilecektir. İtiraz edilmesi durumunda itirazın def edilmesi yahut itiraz edilmemesi durumunda da talebin kesinleşmesi aşamasından sonra tahliye aşaması söz konusu olacaktır. Görüldüğü üzere kira süresinin sona ermesi sebebiyle tahliye yolu diğer takip yollarından farklı olarak dört aşamalı olarak düzenlenmiştir.( takip talebi – tahliye emri – tahliye talebinin kesinleşmesi -tahliye )

Kiralanan taşınmazın tahliyesine yönelik ek olarak Örnek no:13 Tahliye İhtarlı Ödeme Emri kira bedelinin ödenmemesi , kiracının kira bedellerini ödemede temerrüde düşmesi sebebiyle tahliye yolu ve örnek no: 14 tahliye taahhüdü sebepli tahliye takibi hususlarını açıklamamız faydalı olacaktır.
Kiracının kira bedellerini ödememesi sebebiyle tahliye için icra dairesi örnek no: 13 tahliye ihtarlı ödeme emri düzenleyecek ve kiracıya gönderecektir. Örnek No: 13 olarak düzenlenen ödeme emrinde, ödenmeyen kira borcunun ödenmesi ve kira bedelini ödemeyen kiracının tahliyesi talep edilmektedir. Kanun koyucu Örnek no : 13 tahliye ihtarlı ödeme emrine karşı itiraz süresi için 7 gün ve ödeme süresi için 30 günlük süre öngörmüştür.

Örnek No:14 tahliye emri, kiraya veren kişi tarafından tahliye etmek maksadıyla kiracıya karşı açılan bir icra takibidir. Eğer kiralayanın elinde usulüne uygun alınmış bir tahliye taahhüdü mevcut ve bu tahliye taahhüdüne dayanılarak tahliye gerçekleştirilmek isteniyorsa , icra dairesi tarafından örnek 14 tahliye emri gönderilir. Gönderilen bu tahliye emri için 7 günlük itiraz ve 15 günlük tahliye süresi öngörülmüştür.

Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip Nedir ?

Yukarıda incelemiş olduğumuz takip yollarının her biri adi alacak yani rehin ile temin edilmemiş alacaklardır. Rehin maddi hukuk bakımından bir takım özelliklere haiz ayni bir alacaktır. Kanun koyucu bu takip yoluyla rehinli alacaklar için öncelikle Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla takip yoluna başvurma zorunluluğu getirmiştir. Yani alacağı rehin ile temin edilmiş olan alacaklı , alacağını icra yolu ile elde etmek istiyorsa öncelikle bu takip yoluna başvurmak zorundadır. Rehnin Paraya Çevrilmesi yoluyla takip yolunda esas olan önce rehinli malın satılıp paraya çevrilmesi ve alacaklının alacağının karşılanmasıdır. Rehinli alacağın satılması sonrası elde edilen para alacaklının alacağını karşılamaya yetmez ise sonrasında karşılanmamış olan borç için haciz veya iflas yoluyla takip yapmak mümkün olacaktır. Bu takip yolu için prosedür olarak inceleme yaptığımızda haciz aşamasının olmadığını söylemek durumundayız. Çünkü haczin amacı esasen mevcut borç bakiyesi için paraya çevrilmeye müsait mal ya da haklara el koymaktır. Oysa ki Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla takip yolunda paraya çevrilecek mal ya da hak daha takip başlamadan garanti altına alınmış durumdadır.

Bu takip yolunda ödeme emrine itiraz ve takibin kesinleşmesi açısından , ödeme emrine itiraz edilmesi genel haciz yoluyla takipte izlenen prosedürle paralellik göstermektedir. 7 gün olan itiraz süresi içinde alacaklının rehin hakkında açıkça itirazda bulunmamış olan borçlu , alacaklının bildirdiği rehin hakkını kabul etmiş sayılır. Borçlu yalnızca rehin hakkına itirazda bulunursa , ödeme emrinde gösterilmiş olan borcu kabul etmiş , yalnızca rehin hakkına itirazda bulunmuş sayılır. Borçlu 7 gün içinde gönderilen ödeme emrine itiraz etmez ve 15 gün içinde borcu ödemez ise yahut ödeme emrine itirazda bulunur ancak bu itirazı mahkeme yoluyla iptal edilirse , alacaklı rehin verilmiş olan taşınmazın satışını 6 ay içinde talep edebilir.

İhtiyati Haciz Nedir ?

İhtiyati haciz , hukukumuzda para alacaklarına ilişkin mevcut veya gelecekte mevcut olacak takibin sonucunun güvence altına alınması için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el koyulmasını sağlayan bir hukuki koruma yoludur. İhtiyati haciz özel olarak para alacaklarına ilişkin geçici bir hukuki koruma olup , İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiştir. İhtiyati hacizden söz edebilmemiz için başı şartların mevcut olması gerekmektedir. Bu şartlar temelde ; bir para alacağının bulunması , alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması ve kanunda sayılmış olan ihtiyati haciz sebeplerinin varlığıdır. Borçlunun borcunu zamanı geldiği zaman ödemeyeceğini yahut borçlunun yapılacak olan icra takibinin başarısız kalması için mal kaçıracağını düşünen alacaklı borçlunun mallarına ihtiyati haciz koyulması için talepte bulunabilir. İhtiyati haciz ile birlikte, borçlunun mallarını üçüncü kişilere devretmesi engellenmiş olur. Borç ile ilgili icra takibine başlamadan önce ya da dava açıldıktan sonra talepte bulunulabilir. Dava açıldıktan sonra talepte bulunulması halinde , mevcut davanın görüldüğü mahkemeye gitmek ve talepte bulunmak yeterli olacaktır. Henüz İcra takibine başlanılmadan da bu davanın talep edilmesi mümkündür. Davadan önce talepte bulunulması durumunda HMK’nın düzenlemiş olduğu hükümlere göre yetkili bir mahkeme belirlenir. Bu durumda Asliye Hukuk Mahkemesinde ya da Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın açılması mümkündür. Talebin kabulü halinde borçlu kişinin mallarını üçüncü bir kişiye devretmesi geçici olarak engellenecek ve borç için yapılan icra takibinin başarısız olması engellenecektir.

İHTİYATİ HACİZ KARARININ KALDIRILMASI

İhtiyati haczin kaldırılması için hukukumuzda 2 yol öngörülmüştür. Bunlardan ilki itirazda bulunma , diğeri ise teminattır. Borçlu itiraz sebebi olarak mahkemenin yetkisine , ihtiyati haciz sebeplerine ve teminata dayanarak ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinde bulunabilir. Teminat esasen ihtiyati haciz kararının kaldırılması değil , verilen ihtiyati haciz kararının teminat üzerinden devam etmesi halidir. İhtiyati hacze itiraz süresi 7 gün olarak düzenlenmiştir. İhtiyati Haciz kararına karşı yapılacak olan itirazlar , kararı veren mahkemeye yahut ihtiyati hacze karar verildikten sonra alacaklı , borçluya dava açmışsa , davanın açıldığı mahkemeye yapılır.

İhtiyati haciz koyduran alacaklı , haksız çıkması durumunda , verilmiş olan ihtiyati haciz kararından dolayı borçlunun ve üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklı bu sebeple borçlu ve üçüncü kişilerin uğramış olduğu tüm zararlardan sorumlu tutulur. Haksız koyulan ihtiyati haciz kararı için borçlu uğradığı zarar için alacaklıya tazminat davası açma hakkına sahiptir. Bu tazminat davası genel mahkemelerde açılır.

Views: 64